21 Şubat 2008 Perşembe

Este Es Kadıköy, No Hay Salida (Burası Kadıköy Burdan Çıkış Yok)


Fenerbahçe'ye Şampiyonlar Ligi'ne verilen ara yaramamış. İzlediğim bölümlerinde Sevilla Fener'i acı acı eziyordu. Ayağa yapılan isabetli paslar. Ben açıkçası bu kadar tahmin etmiyordum. Alex biraz sorumluluk alır diye bekledim ama o da kaçak güreşti. İngiltere'de Liverpool'un oynadığı futbola benzettim. İspanya'da Fener'in işi çok zor.

2 yorum:

Neil dedi ki...

İkinci maç tabiki zor olacak, zira 3-2 çokda avantajlı bir skor değil. Ama ilk maçta iki takımında ortaya koyduğu oyuna bakarsak makul bir skor diyebiliriz.Çünkü zaman zaman FB zaman zamanda Sevilla oyuna hakim oldu.
İkinci maça gelirsek, evet Sevilla'nın teknik kapasite olarak Fb ye göre daha iyi olduğunu kabul ediyorum.Fakat Sevilla'nın takım savunması orta sınıf bir avrupa takımı kadar zayıf.Bunun en önemli kanıtı ilk maçta Fb nin kullandığı her duran topun tehlike yaratmasıdır.Uğur Boral'ın çizgiye inerek yaptığı ortalar için çok bir eleştiri getirmiyorum Sevilla defansına çünkü çizgiye inerek yapılan ortalarda çok üst düzey takımlar bile zorlanabiliyor.Fakat Fb nin kornerden kazandığı gol iyi bir takımın yiyeceği bir gol değil.Kornerden gelen ortada defansın yerleşip beklemesine rağmen Lugano'nun nerdeyse bir buçuk metre yükselerek adeta bomboş bir kafa vurması bizim derbi maçlarda bile görülmeyecek kolay bir goldü.
Dolayısıyla bu savunma zaafları ikinci maç için Fb nin bir adım önde olmasını destekleyen faktör olarak öne çıkıyor.Mesela rakip bir İnter,Liverpol yada Milan tarzı bir takım olsaydı aynı umudu taşımıyor olabilirdik.
Diğer bir avantajda Sevilla'nın ilk maçta yaptığı gibi yanlış bir oyun stratejisiyle oyuna başlaması olabilir.Sevilla takımının her yerde iyi oynamak gibi oyun stratejisinin olduğu belli, buna belli ölçüde saygı duyuyorum.Fakat rakip antrenörün Fb yi biraz küçümsediğine inanıyorum.Maça kontrollü başlamak yerine hızlı başlayarak ilk 20-25 dakikada işi bitirmek istedi.Genç hocalarda sık görülen bir sendromdur bu.Fenerbahçe'yi tartmadan üstüne gitmek aslında pahalıya patlıyordu ki yardımına Edu yetişti.İkinci maç için aynı hatayı tekrarlama ihtimali var Sevilla'nın.Eğer işi ilk yirmi dakikada bitireceğim diye paldır küldür FB nin üstüne giderse aynı şekilde cezalandıralabilir.Tabi bu maçta Alex-Deivid ikilisinin ilk maçtaki performanslarının üstüne çıkması grecek gibi gözüküyor.Zira ilk maça göre daha eştahlı bir Sevilla görme ihtimalimiz yüksek,ve böyle olursa orta alanda karşılaşılan sert pres ancak bu iki teknik ayağın daha fazla sorumluluk alması ile çözülebilir.Bir uyarıda Roberto Carlos için, büyük umutlarla alınan Carlos şimdiye kadarki performansı ile "idare ediyor" görüntüsünün üstüne çıkamadı.İlk maçta özellikle yedi numara Navaz sıkı hırpaladı Carlos'u.İkinci maçtaki atmosferide düşünürsek Carlosa hem kendi kulvarında hemde takım konsantresina katkıda büyük iş düşecek.Toparlarsak Fb adına ümitsiz değilim, ilk maçta olduğu gibi Fb gibi teknik ayaklara sahip bir takımın Sevilla'nın sıkıntılı takım savunmasının vereceği gediklerden yararlanabileceğini düşünüyorum, kısaca tur ortada.

vErtigO dedi ki...

Jimenez'in Fener'i küçümsedği fikrine ben de katılıyorum. Zaten alaycı gülümsemelerinden de belli oluyordu. Fakat futbolda küçümsemeye asla yer yok. Nitekim bunu bu haftaki lig maçlarında bir kez daha gördük. Kasımpaşa ve Bursa, GS ve FB'ye ileriki zamanlarda kendilerine çok pahalıya mal olduğunu anlayacakları birer ders verdi.
İspanya'da da bence Fener'in Moskova'daki CSKA macerasına benzer bir maç izleriz gibime geliyor. Gollü bir beraberlik, 2-2 gibi...ve Fener bir üst turda...